06-27-2007, 12:32 PM
Ben ve yaz aşkım sahilde yürümekteyiz, tam güneş denizin içine batmak üzere ve o manzaranın önünde fotoğraf çekilmek istiyoruz. Güneş her an batabilir ve manzara güme gitmek üzere. Çevrede de bizden başka şahsiyet yok.. O anda birden nerdeyse takım elbiseyle karşıdan gelen bir vatandaş görüyoruz. Hemen yanına koşuyorum ve elimdeki fotoğraf makinesini ve kız arkadaşımı göstererek" Abi pardon ya, şurada bir fotoğraf çekilebilir miyiz ?" diyorum.. Adam bir makineye, bir bana, bir kıza ve bir de sahilde batan güneşe bakıp " Herhalde çekilebilirsiniz, burası kamuya açık bir yerdir, sorun olmaz" diyor ve yürüyüp gidiyor..
Bu olay Trabzon Farabi Tıp fakültesinde aynen yaşanmış bir olaydır. Acil kapısının önüne kornalar çalarak 23 araç geliyor. İçinden insanlar fırlayarak klasik "doktorlar nerde sedye getirin" şeklinde bağırmalar oluyor. Öndeki arabadan Çigan bir kişi arkadaki arabaya hastayı arabadan çıkarmasını söylüyor. Ve arkadakinin yanıtı: "SİZİN ARABADA DEĞİL MİYDİ?" Yani vatandaşlar hastayı Rize' de bırakıp diğer arabada olduğunu sanarak Rize'den yani 1 saatlik yoldan son sürat gelmişler...
Bir gün üniversitenin kantininde sırada bekliyorum. Önümde kantinin sürekli müdavimlerinden bir kız da çay alıyor. Şaşırtıcı bir şekilde kız çayına 5 tane şeker koydu, bir kaç tane de eline aldı. Bunu gören kantinci eleman kıza bakıp, suratında yayık bir sırıtma ile "Birkaç tane daha al, ağda yaparsın." dedi. Kantinciye helal olsun gibisinden baktığımı hatırlarım.
2 sene önce Sevgililer gününde dolmuşla Kadıköy'e gidiyordum. Ön koltukta oturuyorum, çalan radyoda dj öyle bir anons yaptı"bu güzel sevgililer gününde simdi yanınızdaki o güzel insana dönüp elini tutun ve seni seviyorum deyin" Arkadakilere bir göz attım, oturan çiftler birbirlerinin elini tutup seni seviyorum dediler. Önüme dönerken şoföre gözüm takıldı ve şoför bana aynen sunu dedi: "Sakin aklanı bile getirme"
Mevsimlerden yaz, berbat bir sıcak. Ankara, Sıhhiye' de kuzenle otobüs bekliyoruz. Sıcağa daha fazla dayanamayıp hemen oradaki büfeye gidiyoruz bir şeyler içmek için. Kuzen büfedeki tipe "Bize iki Yedi gün Light" diyor. Tipin verdiği cevap bizi koparıyor: Yedi gün Light kalmadı abi, Marlboro Light veriyim mi?
Bu olay Trabzon Farabi Tıp fakültesinde aynen yaşanmış bir olaydır. Acil kapısının önüne kornalar çalarak 23 araç geliyor. İçinden insanlar fırlayarak klasik "doktorlar nerde sedye getirin" şeklinde bağırmalar oluyor. Öndeki arabadan Çigan bir kişi arkadaki arabaya hastayı arabadan çıkarmasını söylüyor. Ve arkadakinin yanıtı: "SİZİN ARABADA DEĞİL MİYDİ?" Yani vatandaşlar hastayı Rize' de bırakıp diğer arabada olduğunu sanarak Rize'den yani 1 saatlik yoldan son sürat gelmişler...
Bir gün üniversitenin kantininde sırada bekliyorum. Önümde kantinin sürekli müdavimlerinden bir kız da çay alıyor. Şaşırtıcı bir şekilde kız çayına 5 tane şeker koydu, bir kaç tane de eline aldı. Bunu gören kantinci eleman kıza bakıp, suratında yayık bir sırıtma ile "Birkaç tane daha al, ağda yaparsın." dedi. Kantinciye helal olsun gibisinden baktığımı hatırlarım.
2 sene önce Sevgililer gününde dolmuşla Kadıköy'e gidiyordum. Ön koltukta oturuyorum, çalan radyoda dj öyle bir anons yaptı"bu güzel sevgililer gününde simdi yanınızdaki o güzel insana dönüp elini tutun ve seni seviyorum deyin" Arkadakilere bir göz attım, oturan çiftler birbirlerinin elini tutup seni seviyorum dediler. Önüme dönerken şoföre gözüm takıldı ve şoför bana aynen sunu dedi: "Sakin aklanı bile getirme"
Mevsimlerden yaz, berbat bir sıcak. Ankara, Sıhhiye' de kuzenle otobüs bekliyoruz. Sıcağa daha fazla dayanamayıp hemen oradaki büfeye gidiyoruz bir şeyler içmek için. Kuzen büfedeki tipe "Bize iki Yedi gün Light" diyor. Tipin verdiği cevap bizi koparıyor: Yedi gün Light kalmadı abi, Marlboro Light veriyim mi?